14 Aralık 2011 Çarşamba





Şaka yaptı zaman, giden bir kadına.

Bir parkın kenarındaki mavi yapraklı ağacın dalları arasından,

Gözgöze tesadüfler hatırlattı küçücük bir an.

Bir adım durdu, ayak tabanındaki tereddütün

Hangi zamana ait olduğunu sonra hatırlayacaktı.

An,
Hikayelerin kabaran kollarının dolaştığı bir an,

Onunda sarılası bir boyunla, yeşillenecek mevsimleriyle duruşuydu olan,

Gün ışığını toptrağa geçiren gücüyle, alma işini Aşk'a bırakan

Gönüllü bir bağışlayıcıydı.

Sonra an,

Suçları suçlulardan çeken,

Esas olan yolcu değil , yol olduğunu anlatan yüzyıllık ihtiyar,

Gizlendiği yerden çıkan ........ ak sakallı zaman



































29 Nisan 2011 Cuma

KANAT AÇTIM TANRIYA


Güneşin talanını istedim,

İyilik dolu gökyüzünden .

Bu görünen en geniş yüreğimden,

Çift kanatlar gölgelerini savurdu.

Coşkum oyalanan düşüncelerimi dağıtıp,

Zamanın elini, belkide ilk kez tuttu.

Kaçıncısı olduğu önemli değil,

Barış sonsuzluğa atıldı..

İklimlerden ziyafetler,

Aşkımla süslenip inançsızlığa kitap yapıldı.

Bu duyulan korkudan değil,

Hazdan Amin 'ler ....















12 Nisan 2011 Salı




Büyüdükçe deneyimlenen

Yürüdükçe yürüdükçe, asılan kanatlar yanmakta.

Doğuştan zevkle dolu ruhum,

Bu benim yıllanmış kadeh zehirim,

Bu benim hem susturdugum,hem ne diye aradıgımın anlamsız cevapları.

Her sey olup bittiğinde anılır..

Her şey geçip gittiğinde yaşanır..

Sonrasında ne diye sorarız ki.
Ne bitmez diz cürüten emeklemedir,

Hayatlarımız ellerimizde, dizlerimizde örs yerine.

Kalsınlar olduğu gibi.....


Sesinden akanı dinlemekse gökyüzünde,

Fifrimde rengarenk peruk,

Peşimde tüylü kuyruk,

Bütün duymaz duyularımla,

Süpürgeme atlayıp, dağıtır giderim en tombul bulutu.

Ben buluttan sayılana kadar..

Sayılmadan var olana kadar..

14 Şubat 2011 Pazartesi

HİÇ!


Kuzey ülkesinden soguk kayayı terk ederek gelen biri
Yanında biriktirdiği hiç bir şeyi taşımamış.
Hiç bir canlıya dokunmadan,
Isıtmadan soğuyan tenini,
Sesiyle sisli yanlızlıklarını katlayıp yantarafına,
Unutabildiği kadar unutmaya susmuş, yürümüş, savrulmuş.


Karardıkça daha görünür olmuş yüzü
Sustukça vicdanı kadar bağıran


Koca elli inanış insanı....
Yürüdükçe boğazına,
İnanışını ellerine
Kurban bırakarak.










23 Ocak 2011 Pazar

Son dan Baş'a...














Bilmiyorum yetecekmi yetenek?

Ruh dediğimiz üflenecek,düşmeyen buluttan damlayarak.
Damar damar yol alarak
Her dokunusu önce sorulandan sakınılan.

Etten-kemikten sıyrılmış mücize arayışında,
Gördüğü tek renk beyazken ve hüzünle tanışmamışken
Vaatler akacak kristal gözeneklerinden,
Doğan cocuklar her renkten bulaşarak,
Ezbersiz.
Yaşam, boğulup en ince çizgiden,
Tekrarsız
Yaratıcı düzeninden kaçarak, sızarak
Bilgisiz.
Tüm hafızalar herhangi bir anda ve yerde
Çekilip hiç varolmamışlar ufkuna
Okunacak görünmez duvarlar üstünden,
Bakıldığı her yönden.

Kabaran göğün zevkinden,canlı cansız nevarsa titreten
Işığa çevrilen yüzlerinden,
Sadece kalmışlık
Öylece kalmışlık
Ya herşey BU'ysa....
Sahne-perde ......ve sessizlik...