4 Kasım 2012 Pazar
12 Ağustos 2012 Pazar
KAYIP KEMAN
Şimdi sırtımı yasladım en sevdiğim seslere
Yönümü sorulara değil,
Aşk besteleyen gözlere
Sıcak sohbetlerden döne döne
Yıldızdan ve topraktan geçilen
Ilık suyla demlenen
Tadı güleç bir tanıdık bu
Dur ve dinle
En yakın yüzüne çarpanı
Bilirdik büyürken bize katılanı
Yanlız yüzde değil, on parmağa kadar yayılanı
Bir olandan gizlice alıp bu kemanıTekrar bestelemeli işte şu an'ı...
18 Temmuz 2012 Çarşamba
SESTEKİ ANAHTAR
Herşey için geç olan bir yol,
Herşeyi başlatandır.
Beliren renklerin efendisini
Bir bir göz alırken duydum
Uzak düşünce müziklerini
Telaşlı telaşlı fısıldamaktaydı
Acelesi karanlığa gömülmeden
Tüm sessizliğin insanlarına
Yolculuğun varlığını anlatmaktı
Silik ayakizlerine katılsınlar diye
Var gibi olanlar yok olabilsin diye
Ve yine en sonda
Bütün oyuncakların kırıldığı
Ağlanan herköşenin kaybolduğu
Sır sanılanın bozulduğu
Güç bilinenin soyunduğu
Yine en sonda
Hep anlatılmak istenenin parladığı
En Son da...
Herşey için geç olan bir yol,
Herşeyi başlatandır.
Beliren renklerin efendisini
Bir bir göz alırken duydum
Uzak düşünce müziklerini
Telaşlı telaşlı fısıldamaktaydı
Acelesi karanlığa gömülmeden
Tüm sessizliğin insanlarına
Yolculuğun varlığını anlatmaktı
Silik ayakizlerine katılsınlar diye
Var gibi olanlar yok olabilsin diye
Ve yine en sonda
Bütün oyuncakların kırıldığı
Ağlanan herköşenin kaybolduğu
Sır sanılanın bozulduğu
Güç bilinenin soyunduğu
Yine en sonda
Hep anlatılmak istenenin parladığı
En Son da...
30 Mart 2012 Cuma
ACI YÜZ
Bazen bir kaç an
Bir kaç el
Kibrit ateşler....
Işığıyla çakılır kalır, ağır gözler,
O an gibi.
Her şey yanılsamadır biriyle çarpışana kadar,
Sonra adı acıya dünüşür.
Artık heryer acıykende,
Yeniden insan olmak meşakattir.
Kimimizden canla
Kimimizden kanla
Yoklar aldığı nefesleri, kimimizden yaşla.
Böyle çizilir hayali sonbaharlar
Mahallenin cam önü teyzesi
Az önce yanından geçen kasketli dedesi
Birikmişliğin görünmezliği..
25 Mart 2012 Pazar
O AN!
Böyle güzel bir akşam olsun,
O tarihten hatırladığım.
Gidilecek listesindeki en üstten bir şehir,
Duvarları sıcak taş,
Güneşi sarı bir yer.
Sen az önce bir öpücükle sarılırken,
Koyu yeşil sarmaşık yanından,
Ilık dar sokağa, birkaç kediyle girdik.
İlerideki pencereden akşam ışığı,
İsmini tartıştığımız güzel kokulu ağaç,
Yanlız gülerek rakamsız saatler,
Ne zaman içildi, dudağımdan sızan şaraplar..
Kıvrılıp kıvrımlarımızda,
Sözleşip ruhlarımızda,
Dağıtıp mekanları,
Donatıp masaları,
Tenimden tenine bir yemin edildi.
Yaşanılacaklar listesinin ilkine......
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
