Şu zavallı esirlerden
Görünen ve görünmeyenlerden
Küfrü hakedip-ağzın yolunu şaşırtan zorunlu muamelelerden
Yürü üstüne üstüne ellerinle yaptığın ama bulamadığın,
Hangi tarafını tıksan bilemediğin kokuşmuş nizam ül-mülk'üne
Hatta koş en iyisi,arkandan-aklından çıkmışlıklarla..
Safını bul,
Yolunu tut,
Kafa yukarı,
Omuzlar geriye,
Şimdi dümdüz koş,
Kızgın,kırgın,kısrak boyunlarından akan
Yolsuz sopsuz çıkmış göçmen yollarından,
Aradığından bi haber-bulduğundan keder toplayan
İnsan...
28 Aralık 2009 Pazartesi
27 Aralık 2009 Pazar
21 Aralık 2009 Pazartesi
Fakir
Özensiz sıradakiler..
Dizilişler yabancı,
Kişi siyah beyaz pozlarda..
El çırp, belki bir ritim kopar içinden,
Senden önce ulaşır rüyadaki dualarına.
Soluğunu duyarsın da,
Köprüden önce son çıkışı yakalarsın belkide..
El çırp
Çamurlu yol ortalarında yağmur çarpar sağ omzuna,
En dost olanıdır bilemezsin
Canın çıkmak isterde,yinede bilmek istersin
Bir sonraki daha sonrakileri de..
Hep böyle olur o yutamadığın endişe nefesleri
Bir ok olup vuramazsın önündeki hedefi..
Yeniden yeniden doğmak isteyipte tükürdüğündür ömrün nedeni..
Helalinden,hesabından,saklanmış tohumundan
Günü görecek gibi duran filizinden
Ne bir mucize ne bir fısıltı çıkar ki
Kandıramazsın
İki ayak üstünde öylece duruşundur tek şahidin
Bırakamazsın...
Dizilişler yabancı,
Kişi siyah beyaz pozlarda..
El çırp, belki bir ritim kopar içinden,
Senden önce ulaşır rüyadaki dualarına.
Soluğunu duyarsın da,
Köprüden önce son çıkışı yakalarsın belkide..
El çırp
Çamurlu yol ortalarında yağmur çarpar sağ omzuna,
En dost olanıdır bilemezsin
Canın çıkmak isterde,yinede bilmek istersin
Bir sonraki daha sonrakileri de..
Hep böyle olur o yutamadığın endişe nefesleri
Bir ok olup vuramazsın önündeki hedefi..
Yeniden yeniden doğmak isteyipte tükürdüğündür ömrün nedeni..
Helalinden,hesabından,saklanmış tohumundan
Günü görecek gibi duran filizinden
Ne bir mucize ne bir fısıltı çıkar ki
Kandıramazsın
İki ayak üstünde öylece duruşundur tek şahidin
Bırakamazsın...
17 Aralık 2009 Perşembe
Doğmuşum buracıkta:)
Hava karardı
Yolum daraldı...İçli sesler apaçık önümde
Dirimle savaşım
Ölümle dalaşımı aştı...
Yolum daraldı...İçli sesler apaçık önümde
Dirimle savaşım
Ölümle dalaşımı aştı...
14 Aralık 2009 Pazartesi
&
Bu ne sebepsizlik
Ne çok soru,
Neler oluyorr kuzumm Türk filmi mi?
Yooo yıl 2010'u tıklar,
Yol ölümü yoklar,
Varlık oracıkta beyin sancıları
Yetimsizlik kavgaları.....
Gül arkadaşım
Bir şeyden çoğalır herşeyler.
Böyle kelimelerden kemirenler
Doyum diye sokulanlar
Hesap diye bağıranlar
Dünyanın merkezinde oturanlar...
Hepimizi düşlediğim yer aynı..
Ne çok soru,
Neler oluyorr kuzumm Türk filmi mi?
Yooo yıl 2010'u tıklar,
Yol ölümü yoklar,
Varlık oracıkta beyin sancıları
Yetimsizlik kavgaları.....
Gül arkadaşım
Bir şeyden çoğalır herşeyler.
Böyle kelimelerden kemirenler
Doyum diye sokulanlar
Hesap diye bağıranlar
Dünyanın merkezinde oturanlar...
Hepimizi düşlediğim yer aynı..
13 Aralık 2009 Pazar
Sükut!
Güzel sonlar,
Kötü başlangıçlar görünmeye başlamışsa köşelerden
Ve artık usul gülüşlerle vedalar
Yeniden merhabalar hayata.
Hiç kullanmam yüksek sesimi
Küsmelerimi saklarım,bir dahaki çocukluğuma.
Öylece durana aşığım ben
Doğurulduğu andaki acı toprak kokusu siner yakınıma.
Neye nasıl sunulduğunu,
içindeki tüm sürprizleriyle sahiplenip
Olmaya
Olmadıysa,bir daha olmaya
Susana,
Durduğu yerdeki gelenekten oluşan şaşkın sadakatine
Yüksek
Pırıl pırıl
Kimsesiz ve Gereksiz..
Şimdi nasıl çıksın sinmiş fırtınalar,
Geçmiş öfkesi gelecek nefesini düğümleyip nasıl
Göz göre göre
El bile bile nasıl yıksın?
Çekip gitsin en iyisi,hiç görmemiş gibi
Gülüp geçsin aklından sızan muzip bir espri gibi,
Unutsun yağmurla toprağın kardeşliğini
Hiç bir yere yerleştirmeden bedenini
Söylemeden ismini içinden bile
Geçsin Gitsin
Gördükleri yetsin,sessiz Anışlarında.......
Kötü başlangıçlar görünmeye başlamışsa köşelerden
Ve artık usul gülüşlerle vedalar
Yeniden merhabalar hayata.
Hiç kullanmam yüksek sesimi
Küsmelerimi saklarım,bir dahaki çocukluğuma.
Öylece durana aşığım ben
Doğurulduğu andaki acı toprak kokusu siner yakınıma.
Neye nasıl sunulduğunu,
içindeki tüm sürprizleriyle sahiplenip
Olmaya
Olmadıysa,bir daha olmaya
Susana,
Durduğu yerdeki gelenekten oluşan şaşkın sadakatine
Yüksek
Pırıl pırıl
Kimsesiz ve Gereksiz..
Şimdi nasıl çıksın sinmiş fırtınalar,
Geçmiş öfkesi gelecek nefesini düğümleyip nasıl
Göz göre göre
El bile bile nasıl yıksın?
Çekip gitsin en iyisi,hiç görmemiş gibi
Gülüp geçsin aklından sızan muzip bir espri gibi,
Unutsun yağmurla toprağın kardeşliğini
Hiç bir yere yerleştirmeden bedenini
Söylemeden ismini içinden bile
Geçsin Gitsin
Gördükleri yetsin,sessiz Anışlarında.......
6 Aralık 2009 Pazar
!
Hangisini öğütlemeli başlamadan.
Yargılamadan nasıl kabul etmeli şimdiyi.
Ve ne zaman bitmeli düşüncelerin soru işaretini keşfetmeleri
Ne zaman durmalı nefes nefes vakitsizlikler..
Belkiye geçişler nasıl son bulmalı........
Yargılamadan nasıl kabul etmeli şimdiyi.
Ve ne zaman bitmeli düşüncelerin soru işaretini keşfetmeleri
Ne zaman durmalı nefes nefes vakitsizlikler..
Belkiye geçişler nasıl son bulmalı........
EKŞİ
Yukarıdan usulca indiğimiz
Adımlardan dizdiğimizse yaşam sanatçıları
Biz…
Esaretten eser yaratmaktan öğrendiklerine
Üflenen ruhun düğümlerine
Bedeste toplanan avuç avuç yaşam dirhemlerine,
Dokunuyorum.
Birazda sallıyorum.
Herşeyin elinde olması makbul birşeymi ki?
Sedef kakması ciğer lokması acılarımız.
Adımlardan dizdiğimizse yaşam sanatçıları
Biz…
Esaretten eser yaratmaktan öğrendiklerine
Üflenen ruhun düğümlerine
Bedeste toplanan avuç avuç yaşam dirhemlerine,
Dokunuyorum.
Birazda sallıyorum.
Herşeyin elinde olması makbul birşeymi ki?
Sedef kakması ciğer lokması acılarımız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)