21 Şubat 2010 Pazar

Kısır...

Tüm çocuklarımı dünyaya bırakmaktansa
Akla esir
Yüreğe hizmetkar ettim.
Sancıları sinede,
Tekrar tekrar hatırlatsınlar tüm doğamayacakları.
Dalmış miskin uykularımı titreterek,
Bilinmiş ne varsa ,
Tam o anda silip bilmediğimi duyursunlar diye..

Geleneksel Rapsodi!

Gözlerin ne yalan tanımlar gördü,
Yol ortasında sersefil.
Şahitlikle geçen ömrün,
En çok kendine yalancıydı.
Dikine büyümektense
Rüzgara yenilmeyi seçti.
Söz büyüklükteyse
Kalemin boşluktan düştü.
İnanmasanda meleklerine seslendin,
Görünmez iyilikler diledin.

Hatırlanmaya
Hissedilmeye aktın
O kadar aktın ki,
Duramadın herhangi bir limanda
Tutunamadın,
Koyu yeşil yosunlanmaya.

Belki bir çöl olur bu akıntının sonu
Kurumaya meyilli.
Belki geçtiği yolları ezberleyen
Bir kader kitabı...

Dinle...!

Bir çift ayak sesi artık sorulmayacak soruların sessizliğini hatırlatır .

Kendinden çok,uzaklara bakmayı
Yansıttıgını degil yansıyanı,
Aç gözlerden içeri akıtmaya başlarsın,doyursun insanı diye.
Bazen yanlızlık olur adı,
Bazen kadere ithaf..

İyileştirici etkisi kucaklanır böyle anların
Dokunulmazlıgı ateşlenir savunucu duyguların
Zamanın içinden kalın sicim yolların
Bir dili vardır..
Sana ulaşmaya çalışan.
Bir diyeceği vardır
Susuzluğu kapatan, buyruğundan çıkan..

12 Şubat 2010 Cuma


Daha sessiz,
Biraz daha sessiz,
Görmemezlikten gelemiyorum,
Kabullenmeyi beceremiyorum..

Dedemin sesinden masallar,
Aslında, gerçekten biçilen ahşap oyma hikayeler geliyor aklıma.
O zaman hikaye
O zaman seyirlik çocuk gözlerimden
Ve şimdi olduğu gibi,
En önemli cümlenin ortasında,
Ne yaptığımı gayet iyi bilmek istiyorum.
Ve oradan uzaklaşıp bir çırpıda
Yakalamak en renkli-en büyük kelebeği
Seyretmek ve imrenmek..
Bir dağ yamacında,gayet uyumsuz gibi görünen,
Batan-boyumu aşan çalılar arasında....

Tanıyorum dünümden,
Bırakmıyorum inadımdan....
Yarım yarım bütünleşmekten
Ve uzattığım kömür ellerimle,
Her gece söndürmekten siyahı...

8 Şubat 2010 Pazartesi

Knock!.. Knock!

Benmiyim yoluma çıkan
Afilli hayallerimi terkeden
Doymadan en iştahlı sofrasından kalkan
.....
Yerinde çakılı yorgun bedenim
Hiç durmayan beyin kadehimden tüketmekte..
Ne yazık yanlız..
Ne yazık güçsüz..
......
Sert hakedildi edinilen
Edinilen yetmedi insan korkusuna
Güven tortusuna,
Baş ağrısına dönüşmekten başka..
.....
Ama bir bakarız açık bir kök ucundan
Serin bir damla akar içeriye
Bir tarafından ıslatır insanlığını
Bir tarafından göz kırpar yarım aydan parlak
....
Hatırlarsın,
Doğrulursun,
Değiştirir üstünü,
Alıp bildik kimliğini,
Kapı açarsın...............