Gerçekliklerine
inanmak istemediklerim var.
Evet
öylece bir itiraf ve alenen görmemezlik.
Bir
çoğumuzun bir çok alanda yaptığı gibi
Gayet
basit
Yanı
başımdalar ama varlığımı soğutuyorum tüm o duyacaklarım ve göreceklerimden.
En
azından çabaladığım şey bu
Ama
o kadar yakından hareket ediyorlar ki
Bırak
empatiyi artık direk şahitsin
Sokulup
bakıyorlar insanın yüzüne
Acı
acı bağıran bir küçük köpeğe
Ya
da
Çürükler
içindeki geniş bir ağızın kahkahasına
Ne
kadar bakamazsan
O
kadar bakıyorlar
Ve
işte içindesin hikayenin...
Medine` den dönüş uçağında ve yalnızım. Üçlü
koltukların yanımdaki diğer ikisinde uçaktaki kalan iki Türk adam.
Önce kendi aralarında, sonra benimle ve yetmeyip
hostesle sohbetlerine başlarlar.
İkisi:
-Ben
89 dan beri buralardayım. Medineliyim artık. Kanada`da 4 yıl kaldım
çocuğumun
ameliyatı için gitmiştim.
-Ne
ameliyatı?
-Benim
çocuk doğuştan bıngıldağı açık değildi. Bebeklerde açık olurmuş normalde onun
değildi. O zamanlar ameliyatını bir tek Kanada`da yapıyorlardı. Hiç bir yerde yapmıyorlardı.
Ama yeni yeni Almanya`da da başlamış galiba.
-Geçmiş
olsun benimde bir çocuğum özürlü artık baya büyüdü gerçi.
-Allah
şifa versin. Çok zor geçirdik o hastane günlerini. Hem çalışıyorum, hem
hastaneye koşturuyorum, hem eve yetişmeye çalışıyorum. (ayrıntıları geçiyorum)
Çok şükür atlattık. Namaz kılalım mı akşam okundu galiba.
-Kemerleri
çözmeye izin verince kılalım.
SESSIZLIK
Hemen yanımdaki, kafam ters yönde çevrili olmasına rağmen.
-Siz
buralı mısınız?
-Hayır,
iş sebebiyle.
-..........firması
mı?
-Hayır
değil.
-Alışabildiniz
mi buraya?
-Sanmıyorum
-Evet
kadınlar için zor biraz. Bizimkiler uzun yıllar buradaydı. 3 çocuğum var benim.
Biri özürlü. Diğer ikisi hep okullarını burada okudular ama simdi Türkiye'den
buraya gelmiyorlar. Hanıma diyorum gidelim diye hiç oralı olmuyor. Bir hafta
sonra sıkılıyorlar tabi haklılar. Nerelisiniz?
.....neyse ki hostes ve içecek servisi kurtardı.
Benden sohbet edecek umut bulamayınca, hostese nereli olduğu soruldu.
Karadenizli ve aynı köyden oldukları
ortaya çıkınca ortalık daha da şenlendi. Ben hosteste sıkılır bırakır diyordum
ki elbette yanıldım. Her fırsatta servis
aralarında yere çömelip konuşmaya devam ettiler.
Sonuç:
Haklarında bir çok şey öğrendim elbette bir
daha kullanılmamak üzere, bu çokça önemli değil aslında, insanlar içini dökmek
istiyor bazen. Hele de bir uçaktaysa.
Fakat
acılarına bu kadar alışık bir halde anlatımları, üzüntü, kızgınlık ve sıkıntıya
dönüştü içimde. Hastanelerin kokusu ve çocuk çığlıklarına kadar inebildim ben.
Bilemediler.
Duymamazlıktan
gelmek istedim
Ama
artık bir dahakine...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder